Değerli Hissedarlarımız,
Dünyayı konuşmadan ülkemiz koşullarını yorumlayamadığımız zamanları yaşamaktayız.
Küreselleşme denen olgunun dünyayı aslında ne kadar küçülttüğünü 2008 yılında başlayan ekonomik krizle bir kez daha gözlemledik. Dünya, bu kriz süreci ile birlikte pek çok konuyu test etti. Bu testten başarıyla çıkan Türkiye ekonomisinin yarattığı ivme, potansiyel ve motivasyon göstergelere de yansıdı.
Türkiye Ekonomisi, 2009 yılında %4,7 küçüldüğünde; diğer bölge ve dünya ülkeleriyle karşılaştırdığımızda gördüğümüz hasarın çok daha kabul edilebilir olduğu yorumunu yapmıştık. Bu orandaki bir küçülme ile 2009’u atlatan bir ekonominin 2010 yılında büyüme sürecine gireceği tahmininde bulunmuştuk. 2010 göstergeleri açıklandığında, tahminler doğrulandı. 2011 yılına Türkiye ekonomisinin %8,9 oranındaki büyümesiyle girdik.
En yakın komşu ekonomilerin dip yaptığı bir süreçte, Avrupa ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci ülke olma unvanını elde etmek, Türkiye’nin geçmiş yıllarda görmeye alıştığımız kırılgan ekonomik yapısından kurtulduğunu da gösteriyor.
Bütün bu gelişmeler, 2011 yılı için tahminlerimizi iyimser kılmakla birlikte, yazımın başında da belirttiğim gibi dünyada ve bölgemizdeki gelişmeleri de mutlaka hesaba katmamız gerekiyor. 2011 yılının hemen başında bölgemizde yaşanan siyasi gelişmeler, öte yandan Uzak Doğu’nun ve dünyanın en büyük ekonomilerinden Japonya’nın yaşadığı afetin sonuçları, hiç kuşkusuz önümüzdeki dönemde belirleyici faktörler olarak öne çıkacak. Bölgesel güç olma hedefiyle ilerleyen Türkiye ekonomisinin 2011 yılında da hedefleri doğrultusunda büyüme sürecine devam etmesi en büyük temennimizdir.
2009 yılında olumsuz makroekonomik koşullara ve maliyet artışlarına rağmen, Ülker Bisküvi için öngördüğümüz büyümeye ulaşmıştık. En zor dönemi; tecrübemiz, mücadele azmimiz, inovasyon anlayışımız, verimlilik ve tüketicimize verdiğimiz önemle 2009 yılında geride bıraktık. 2010 yılı ise Ülker Bisküvi için, kriz öncesi dönemin değerlerine ulaşıldığı bir yıl oldu. 2009 yılına göre 2010 yılında satışlarımız büyüme gösterdi. Ülker Bisküvi, 2010 yılında dünyada ve Türkiye’de yeniden şekillenen koşulları doğru değerlendirerek büyüme hedefli, maliyet artışlarını kontrol etmeye yönelik tasarruf ve verimlilik prensipli, ana işine odaklanan, tüketicinin değişen taleplerine yanıt veren, yenilikçiği teşvik eden bir stratejiyle yönetildi. Siz değerli hissedarlarımıza değer yaratma prensibiyle idare edilen Ülker Bisküvi, sürdürülebilir büyüme ve kârlı iş modeli uygulama anlayışı ile başarıya ulaştı. Ülker Bisküvi’nin bu başarısının Türk Amerikan İş Konseyi tarafından Ticari Liderlik Ödülüyle onurlandırılmasından büyük memnuniyet duyduğumu da belirtmek isterim.
2011 yılında da dünyada ve Türkiye’de şekillenen koşulları çok yakından izleyerek küresel rekabet gücümüzü artırmayı sürdüreceğiz. Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, siz kıymetli hissedarlarımız, tüketicilerimiz, çalışanlarımız ve ülke ekonomimiz için maksimum faydayı sağlamak amacıyla çalışmayı sürdüreceğiz.
Saygılarımla,
Murat Ülker
Yönetim Kurulu Başkanı